9
"Sebra dîlan"(gönlümün Sabrı) sözü ünlü Kürd şair Cîgerxwin'a ait bir şiir.Cîgerxwin Kürd edebiyatına katkısı paha biçilmezdir.Kürdler de sözlü edebiyat halk arasında çok daha yaygın kullanılagelmiştir.Bunu güçlü biçim de günümüze taşıyan gelenek dengbejlik kültürüdür.(ozan,sözlü anlatım).Dengbejler Kürd kültürünü kuşaktan kuşağa hem sözlü gelenek hem de o yanık sesleriyle kültürü topluma aktarmada temel işleve sahiptirler.Bunu sözlü anlatımda ve söylenen türkülerde görür ve hissederiz:Bir halkın, bir ulusun sevincini, yaşamış olduğu acılarını aşklarını hatta trajedilerini dengbejler aracılığıyla yaşananları acı ve yanık sesleriyle tüm toplum kesimlerin hafızasında yer edinmesine sebep olurlar.
Şakiro dengbejlik geleneğinin en önemli temsilcisi olarak anmak yerinde bir tespit olduğu kanısındayım,çünkü Şakiro dengbejlerin piridir ancak fakirlik ve sürgün sanki Şakiro'nun yakasına yapışmış kaderiydi.
O hem sürgün edildi hem de büyük bir yoksulluk çekti..
Bir röportajında şöyle diyordu:Her milletin bir ozanı vardır,toplum ozanına güçlü biçim de sahip çıkar,ona değer verir..Türk toplumunun bir aşık Veysel'i var,onu baş tacı yapmıştır.Ve Türk toplumu her vesileyle aşık Veysel'i anar,sahip çıkar ona değer verdiğini hissettirir,lakin Kürdler kendi dengbejine sahip çıkmadı,ben başka ne diyeyim."diyordu..Oysa Şakiro Kürd halkına kendinden çok şey vermişti,yoksulluğuna rağmen dengbejlikten asla vazgeçmedi..Burada vurgulamak istediğim şu:şayet Kürdler yeterince kendi dengbejine sanatçısına, yazarına,şairine sahip çıkmıyorsa burada toplumsal birliktelikden bahsetmemiz mümkün değildir.
Geçen bir Kürd ses sanatçısı üzerinden gerçekleşen tartışma sosyal medya üzerinde ağza alınmayacak küfürleşmelere neden oldu.Toplum adeta ikiye bölündü.Buradan bakıldığında bir toplumda her hangi bir konu hakkında görüş bildirmede iş küfürleşmeye variyorsa oturup düşünmek lazım..Demokratik toplum inşası bu zihniyetle gerçekleşebilir mi?
Elbette ki hayır..
Lümpenizm ağzı ve davranışı bir topluma sirayet etmişse toplumsal dönüşümde çok zorlanacağı açıktır.Çünkü lümpenizm hastalığı hiç bir değer üretmez,varolan değerleri ayaklar altına alarak onun içini boşaltıp yok eder..
Sonuç olarak;toplumsal ilerlemenin yegane ölçüsü zihinsel üretimden geçer..İdeolojik hegomanya şayet zihinsel üretim yapan zihinleri baskiliyorsa burada sanatsal üretimden bahsetmek hayalcilik olur.
Sonuç olarak sanat varsa toplum vardır sanat yoksa toplum da yoktur!
Mehmet Güzel/GlobalKalem