9
Hava çoktan kararmıştı,gündüzden yola çıkmasına rağmen kasabaya hava karardıktan çok sonra ancak varabilmişti..Kasabanın sokaklarında ise köpeklerden başka hiç kimse kalmamış,yıkık dökük bu kasaba da herkes erkenden evlerine çekiliyordu.Sadece soluk ışıklarını kirli boydan camdan dışarıya,yola yansıtan kahve açıktı.Yorgunluktan bitap düşen Alihaydar kahvenin kapısından içeri girdi.Bir kaç ihtiyardan başkaca kimse yoktu kahve de..Kahvenin ortasında kurulu varilden bozma yanan sobanın etrafını çevreleyen ihtiyar takımından kimisi sigara dumanından sararmış bıyıklarına ikide bir el atıp düzeltirken öte yandan kimi ihtiyarlar ise irice taşlı tespihlerini çekip duruyorlardı.Alihaydar küçüklüğünden bilirdi bu kahveyi, ortasında ki ardıç ağacı direğini hemen hatırladı..Duvarlarında ki çamur saman karışımı sıva yer yer dökülmüştü.Tavanında sıra sıra dizili tahtalar sigara dumanı ile sobanın tütmesi sonucu çıkan duman sebebiyle simsiyah olmuş kimi tahtalar ise onları tutan kirişlerden dışarı fırlamış aşağıya doğru sarkmışlardı..Aradan kırk yıl geçmişti neredeyse Alihaydar kırk yıl sonra yolu anca düşmüştü bu emektar kahveye.Çantasında ki ekmek arası yiyeceği çıkarttı,tek gözü kör olan kahveci de hemen bardağa bir çay doldurup Alihaydar'ın önune koydu o da İhtiyarları usulen de olsa buyur etti,ihtiyarlar ise hiç oralı olmayarak kimisi sarmış olduğu tütünü uzun sigara ağızlığına takmış dumanını habire çekip havaya savururken diğerleriyse tespihlerini şakırdatıp duruyorlardı.Aç karnını doyurdu,bu esnada uzaktan tren düdüğü sesi kulakları trmaladı,ihtiyarlar bu sese alışık olduklarından pek oralı değillerdi,Alihaydar ise çalınan tren düdüğüne iyice kulağını verdi,içi bir hoş oldu.Tren istasyonu yakındı, çay ücretini verdikten sonra acele ve telaşla kapıya yönelip dışarı çıktı.Dışarı da hava bi hayli soğumuştu, köpeklerse kuyruklarını bacaklarının arasına sıkıştırmış fink atıp duruyorlardı.Bir süre yol yürüdükten sonra tren garının ışıkları gözüktü, adımlarını hızlandırdı,garın bekleme salonun kapısından içeri adımını attı, sıcaktı içerisi, çantasını oturma sıralarının üzerine bıraktı tekrardan dışarı çıkıp yıllar önce geride bıraktığı bu tarihi gar binasını inceledi, Osmanlı imp.Haydarpaşa-Bağdat hattı kapsamında Almanlar tarafından yapılan iki katlı gar binaları oldukça sağlamdı.Taş duvarların üst kısmında ki büyükçe saat ile insan boyunda mesafede ki büyükçe çan gar duvarlarını süslüyordu..Üşüdü,tekrardan içeri geçti, bir süre sonra bekleme salonun kapısı açıldı,saç sakal bir birine karışmış bir adam içeri girdi,selam verdi lakin sarhoş olduğu konuşmasından ve hareketlerinden belli oluyordu.Hiç bir şeye aldırış etmeden sendeleyerek geçip banka gelişi güzel uzandı..Kısa bir süre sonra horlamaya başladı,o esnada uzaktan tekrardan tren düdüğü sesi kulağına çalındı.Çantasını kaptığı gibi dışarı fırladı.Tren homurdana homurdana,kimi vagonların altlarında buhar dışarıya fışkırtarak garın önünde durdu.Yük treniydi gelen.Kısa bir süre durduktan sonra tekrardan o ince düdük sesi yankılandı etraf da,derken bir süre sonra trenin sesi yitip gitti..Alihaydar trenin peşinden bir süre bakakaldıktan sonra tekrardan bekleme salonun kapısından içeri girdi.Adam uzanmış olduğu bankta keyfince horluyor arada bir de elini başına götürüp başını kaşıyordu.Alihaydar ise "tren neden geç kaldı"diye kaygılanırken bekleme salonunda bi ileri bir geri gidip gelerek voltalıyordu..Uzunca bir zaman geçtikten sonra yeniden düdük sesi duyuldu,"bu benim bineceğim tren olmalı"diye düşündü heyecanla,bu kez gelen tren karşı yönden geliyordu..Tren istasyonda hiç durmadan geçip gitti..Aynı döngü devam etti..Artık gelmeyecek bu tren"diye içinden geçirdi.Oysa tren geleceği saati çoktan geride bırakmıştı.Adamsa hâlâ horluyordu, Alihaydar her dışarı çıkıp içeri girdiğinde adamın nefesinden yayılan alkol kokusu içeride kesif bir kokuya dönüşmüştü.İçerisi bu koku nedeniyle dayanılacak gibi değildi..Geceyi deviren zaman Alihaydar'ı bir hayli yormuştu o da yorgunluktan bir banka oturdu, sıcaklığın ve alkol kokusunun üzerinde bıraktı mahmurluk oturduğu yerde uyuklamasına neden oldu.. Rüyasında uykuda kalmış ve uyandığın da beklediği tren gelip çoktan gitmişti.Birden sıçradı,bir düdük sesi daha kulaklarını tırmaladı,o eski heyecanı artık kalmamıştı,acele etmeden çantasını bıraktığı yerden aldı, kapıya yöneldi,dönüp bankta yatan sarhoş adama baktı,adamın horlaması hafiflemişti.Dışarıya adımını attı soğuk ama temiz bir havayı ciğerlerine çekti,tren tekrardan homurdayarak istasyona girip durdu.Evet bu beklediği trendi,üzerinde Güneydoğu ekspresi-Kurtalan yazıyordu.
Mehmet Güzel/GlobalKalem
-- Adversting 7 REKLAM ALANI --
Kültür Sanat Şiir ve Edebiyat
Spor
Siyaset ve Gündem
Siyaset ve Gündem
