9
Jeffrey Epstein öldü. Dosya kapandı mı? Hayır. Sadece bir isim sustu; sistem olduğu gibi kaldı.
Epstein meselesi, basit bir “zengin sapkın” hikâyesi değildir. Bu dosya; paranın, gücün ve siyasetin karanlıkta nasıl birbirine kenetlendiğinin açık kanıtıdır. Epstein bir istisna değil, bir taşıyıcıydı. Taşıdığı şey suçtu, ama asıl yükü korunmuşluktu.
Yıllarca onlarca mağdurun ifadeleri vardı. Yıllarca “reşit olmayanlarla ilişki” suçlamaları dolaştı. Yıllarca herkes bir şeyler biliyordu. Ama kimse dokunmadı. Çünkü Epstein yalnız değildi.
Uçaklar vardı. Adalar vardı. Davet listeleri vardı. Ve en önemlisi, dokunulmaz isimler vardı.
Epstein’ın hikâyesi bize şunu gösteriyor: Adalet, herkes için eşit değil. Bazıları için sadece bir vitrin.
Medya yıllarca bu dosyayı ya görmezden geldi ya da magazinleştirdi. “Skandal” dediler, “ayıp” dediler. Oysa ortada sistematik bir suç ağı iddiası vardı. Ama bu ağın ucundaki isimler; siyaset, finans ve küresel elitlerle kesişince konu birden “hassas” oldu.
Hassas olan neydi? Mağdurların hayatı mı, yoksa güçlülerin itibarı mı?
Epstein’ın hapishanede ölümü, ister intihar densin ister başka bir şekilde öldüğü söylensin. Bazı dosyaların 'mahkemede değil, mezarda kapatıldığını' netleştirdi.
Bugün hâlâ şu soruların cevapsız kaldığını görüyoruz.
Neden Epstein yıllar önce gerçekten yargılanmadı?
Neden anlaşmalarla serbest bırakıldı?
Neden çevresindeki güçlü isimlerin neredeyse hiçbiri hesap vermedi?
Bu soruların cevabı rahatsız edici olduğu için verilmedi. Çünkü Epstein konuşsaydı, sadece kendini değil, bir düzeni de yakacaktı.
Epstein öldü. Ama mesele bitmedi.
Çünkü mesele bir adam değil, gücü denetleyemeyen bir dünyadır.
Ve bu dünyada hâlâ şu gerçek geçerli zayıflar için adalet vardır. Güçlüler için ise sessizlik...
Haliye Donmuş_GlobalKalem
-- Adversting 7 REKLAM ALANI --
Gündem
Gündem
Dünya ve Avrupa
Dünya ve Avrupa
