9

Uçmak ister misiniz?Hem de Beleş!

13:42:10 | 2020-10-02
Mücahid Yücel
Mücahid Yücel     

2020'nin sonlarıydı her hafta sonu yaptığım gibi, o pazar yine helikopter turu için son hazırlıklarımı yapıyordum. Başıma gelecekler o paraşütü giydirmelerinden belliydi, çok geçmeden havalanıyoruz ve helikopter turundayım. Riskli gibi görünüyor ama verdiği keyfe değer… İnsanları karınca izler misali izlemek, tepeden bakmak değil de, kuşbakışı seyretmek insanı, farklı bir açıdan ele almak, memleketi anlamak...

Yeşilini suyunu, ördeğini kuşunu, dağların heybetini, toprağın bereketini ve helikopter turundayım yazısını okuyan eş dostun yüz şeklini... Görmeniz lazım anlatamam.

Herkes uçamayabilir, bazıları fazla uçar. Bazıları keyif alır uçmaktan, bazıları mecbur kalır uçmaya, en çok çocuklar uçar. Gökyüzüne merdivenle çıkıp yıldız toplayan çocuklar bilirim. Küçücük oyuncağın içine koca dünyayı sığdırabilen çocuklar...

Şuan kaç bin fit yükseklikte olduğumuzu bilmiyorum kulaklığımda türbülansa girebiliriz diye bir ses geliyor. İçimde hafif bir ürperti biraz heyecan tutunuyorum bir yerlere toparlanıyorum.

Ben göğü dolaşıp yeryüzünü izlerken, siz hiç uçamayanlara, yani kuşbakışı bakamayanlara gökyüzüne çıkmaya cesareti ya da imkânı olmayanlara küçük bir tavsiye, bir yöntem, bir yol. Yere bakın toprağa bakın, toprağın içindeki döngüye, mahlukata, yaşam mücadelesine bakın. Her zamankinden farklı olarak bu sefer kuşbakışı bir bakın. Kendini toprağın efendisi zanneden bizlerle olan ortak özellikleri ve kendilerine bahşedilmiş hayat armağanına karşılık tabiata olan katkıları sevgileri ve saygılarını görebilirsiniz. Helikopteriniz yok anladık ama Karıncanın yaşam alanına odaklandığınız zaman sizinki de kuşbakışı, tabi siz tepeden bakmaya yeminli değilseniz. Ezip geçmeniz de olası bir ihtimal.

Karınca örneğini verdim çünkü; benim gökyüzüne çıkma imkanım olmadığı zamanlar ilk karıncaya bakmıştım. Çalışma sistemleri hayat mücadelesi, iş anlayışı ve disiplinlerine hayran olmuştum. Sayıları milyonları buluyor milyonlar bir bütünü oluşturuyor. Acaba biz yeryüzünün efendileri de bir bütünün zerreleri olabilir miyiz? Yukarıdan bakılınca biraz öyle gibi. En azından cismen benziyoruz onlara.

Acabalarım çok oldu.

Aşırı çalışkan bu mahlukat kölelik sisteminin bir parçası mı acaba?

Topladıkları ortak hazineyi nasıl bölüşüyorlar acaba?

Çoğunluk asgari ücret mi alıyor acaba?

Kraliçe Karınca adam kayırıyor mu? Torpil yapıyor mu acaba? "sen amcaoğlusun gel asker karınca ol sana aylık 10 kırıntı, sen damatsın yanımda dur sana aylık 20 kırıntı, işçi karıncalar size de ayda 2 kırıntı" diyor mu acaba? Emekli olduklarında tükettikleri ömür sermayesinin karşılığı ne oluyor acaba?

Sorularıma soruyla karşılık veren Bilge karıncadan aynen aktarıyorum.

"Sence mümkün mü?

Adaletsiz tahtın bahtını bilmez misin?

Adam kayıran torpilci bir sistem varlığını ne kadar sürdürebilir?

Toplum bir süre sonra hakkını kendi yöntemleriyle almaya kalkmaz mı?

Her birey kendi yöntemini kullanmaya kalkarsa hırsızlık gasp cinayet artmaz mı?

Kısaca toplum düzeni bozulmaz mı?

İsyan çıkmaz mı? Darbe olmaz mı?

Biz kendi Âdemimizden bu yana, kendi âlemimizde en ufak bir isyana denk gelmedik. Ya Siz?

Siz Âdem oğlu Âdem'den bu yana kaç isyana, kaç devrime kaç vahşete şahit oldunuz? "dedi. Acabalarımın cevabını almıştım. Bana susmak kalıyordu. Sorularına dalıp gittim, uçtum kısaca. Şimdi pilot nasıl uçuruyorsa o zaman da karınca uçurdu beni sorularıyla. Dedim ya bazen mecbur kalırsınız uçmaya.

Helikopter hafiften sarsılıyor panik yapmayın uyarısı adeta paniğe sevk ediyor. Helikopterdekiler bilerek mi yapıyor anlamadım bazen etrafıma bakıyorum kamera var mı diye sanki başıma bir iş getirecek sonradan izleyip gülecekler. Yine de uçmak güzel…

Şimdi yeryüzünü izlerken bilge karıncanın sözleri geliyor aklıma, ’’Bu kadar zengin bir çoğrafya, bereketli topraklar ve herkese yetecek kadar kırıntı birde Âdemden bu yana bitmeyen kargaşa.’’

Karıncanın görüp te bizim görmediğimiz şey neydi acaba?

Şuan üzerinden geçtiğim manzarayı görmeniz lazım. Dağların arasına gizlenmiş bir cennet. Herhangi bir karayolu yok. Yaya gidebileceğinizi de hiç zannetmem, uçmanız lazım. Dağların arasında saklı bir gölün üzerinde daire çiziyoruz. Masmavi, etrafı sarıçiçeklerle sarılı, güneş sanki gölün içinde, kıyıdaki taşların parıltısı göz alıcı, helikopterin gürültüsünden rahatsız olan yüzlerce kuş aynı anda kanat çırpmaya başlıyor. Doğayı katleden insanoğlundan eser yok. Bir süre sonra burnuma yanık kokusu geliyor. o eşsiz manzara dumandan görünmüyor artık. Helikoptere bir şeyler oluyor. Pilot telaşlı,telsiz trafiğinde bir şeyler anlatıyor. Hiç anlamadığım terimler, sadece filmlerden yabancısı olmadığım 'irtifa kaybediyoruz' kelimesiyle helikopterin kapısına yapışmam bir oldu. Kapının nasıl açılacağını bilmiyorum ya, oda ayrı mesele. Beni sakinleştirme çalışmaları, panik yapmayın sakin olun uyarıları atlamam için yeterliydi. Paraşüt eğitimim yok paraşütün nasıl açıldığını sadece filmlerde görmüşüm. Bir anda aşırı bir sessizlik oluyor. Ne motor sesi ne pervane sesi hiç bir ses yok. Uzun süre devam eden sessizlik '' babaaa, babaaa''sesleriyle ve bacağımın tatlı kaşıntısıyla bozuluyor. Helikopterin camına doğru yaklaşıp üç yaşındaki kızımı görünce irkildim. Elimi bacağımdaki o tatlı kaşıntıya attım ufak bir karınca iştahla tadıma bakıyor. Ben kendime gelmeye çalışırken, küçük kızım aynı heyecan ve aynı ses tonuyla evimizin teras katından gökyüzünü işaret ederek baba baba bak helikopter geçiyor el sallayalım haydi el sallayalım diye zıplıyordu. Sallanan sandalyenin etkisi miydi bilmiyorum.Nasıl yoğun bir gün geçirdiysem artık bu sefer fazla uçmuşum galiba. Dedim ya bazıları fazla uçar, işte o mesele.

Dip not:

*Zihnen anlık kargaşanın dışına çıkamıyorsanız (kredi taksitleri, bankalar, esnafa olan borç, çocuğun masrafları, enflasyon,) vb. Düşünceleri aşamıyorsanız, mevcut sistem hayallerinizi bile esir almış demektir.

*Kendinize uçmak için zaman ayırın.

Asgari ücretle bile uçabilirsiniz herhangi bir ücret ya da vergi ödemeden gözlerinizi kapatın ve uçun. En fakir insan hayalleri olmayandır.

*Çocuklarınızın uçuşlarına engel olmayın. Hayallerini törpülemeyin, saçma gelse bile onlarla birlikte uçun. Bugün hayalleri törpülenen birey yarın kendi gerçeğini yaşayamaz.




ETİKET :  

Tümü
UA-147632479-1