Sıla'nın yaramazlığı_Dila Yücel yazdı
Sıla çok yaramaz bir çocuktu.
Bir gün ablası çamaşırları sererken Sıla’nın aklına çok büyük bir yaramazlık geldi. Hemen eline bir eldiven geçirdi. Birkaç arı yakalayarak elindeki küçük poşete koydu. Ablası Defne şarkı mırıldanarak çamaşırları serdikten sonra eve girdi. Sıla Defne ablasının eve girdiğine emin olduktan sonra, koşar adımlarla serilen çamaşırların yanına gitti. Defne ablasının çorabının içine yakaladığı arıları koydu. Dikkatle bahçede saklandı.
Çoraplar kurumuştu. Ablası Defne çoraplarını giymek için geldi. Sağ ayağına giydi ve ardından sol ayağına giyer giymez arılar ayağını ısırmaya başladı. Defne ayaklarına vurarak çığlık attı. Annesi evden panik içinde Defne’nin yanına koştu. Sıla saklandığı yerde çıkıp koşmaya başladı. Annesi çok sinirli bir şekilde şöyle Sıla’nın arkasından seslendi. "şimdi kafana anne terliği geliyor. "Sıla hemen bahçede oturan babasının arkasına saklandı ve gülmeye başladı. Babası da kendini tutamayıp bu hallerine gülmeye başladı. Ama arılar tarafında ısırılan Defne ablasının ayağı şişmiş ve acı vermişti. Babası Sıla’ya bir daha böyle bir şey yapmamasını söyledi.
Sıla bu duruma çok üzüldü. Çünkü aklında daha bir sürü yaramazlıklar vardı. Ama bu yaptığının bir hata olduğunu anlamıştı ve bir daha hiç kimsenin canını acıtacak yaramazlıklar yapmayacaktı. Arıların ablasının ayağını böyle ısıracağı aklına gelmemişti. Ablasına sarıldı ve özür diledi.
Not:Çocuk yazarımız Dila Yücel'in ailesinden izin alınarak yayınlanmıştır.