Kollektif Kötülük_Mehmet Güzel Yazdı!
Kötülük insanın doğuşunda varolan ilkel dürtülerin sonucudur.Toplumun ahlak kuralları ve yasalar kötülüğü dizginlesede fiiliyata geçmesinin nesnel şartları oluştuğunda Kötülük hemen harekete geçer.Kötülüğün nesnel şartları her ne kadar aile ve çevresinde ona yön veriyorsa da bu bireysel olmaktan öteye geçmez;lakin kötülüğün en korkuncu ise onun kollektif hale dönüşmesidir.
Kötülüğe meyilli insan tipi her zaman kullanılmaya elverişli insan tipidir,her ne kadar onun dışsal davranışları kendisini ele veriyorsa asl olan bireydeki kötülüğün arka planı onun gerçek niteliğini ortaya koyar.
Kollektif kötülüğü sırasıyla ortaya koymak ya da hatırlatmak da yarar var: Coğrafyamızda 1915 yılında Talat paşa tarafında Ermenilere karşı uygulanan kollektif kötülüğün izleri asla silinmez; ya da 1931-32 de gerçekleştirilen Zilan katliamı.Ya da 1937-38 de Dersim de gerçekleştirilen soykırım neyle izah edilibilir?Öte yandan 2.dünya savaşı sürecinde Almanya da Polonya da Yahudilere karşı uygulanan soykırım mesela!.Yine 1988 yılında Saddam tarafında Irak Kürdistan Bölgesi'nin Halepçe kasabasında Kürdlere karşı kullanılan kimyasal silahlarla kısa zamanda topluca katledilen Kürdler neyle izah edilebilir? Sorular çoğaltılabilir.
Bu katliam ve soykırımlar organize ve örgütlü olarak işlendiğinde soykırımın icrasında bulunan kamu görevlileri bunu neyle izah edebilirler mesela?
1988'lerden başlayıp günümüze değin Türkiye'nin Kürd bölgesinde kamu görevlilerince hem bireysel hem de topluca işlenen cinayetler hangi kategoriye dahil edebiliriz?Gerçekleştirilen bu cinayetlerin gerekçesi nedir?Tüm bunları üst üste koyduğumuz da bu cinayetler bireysel olabilir mi,elbetteki işlenen cinayetler bireysel olduğu kadar aynı zamanda kollektiftir de.
Bir kamu görevlisi bir ile atanıyor?O ilin en yüksek kamu görevlisi sıfatını da taşımakta.Lakin yetiştiği koşullar itibariyle sözde"milliyetçi ve ideolojik"donanımlarla yetiştiriliyor.Atandığı il ise Dersim-Tunceli.Burada yaşayan insanları kötü insanlar olarak gördüğünden onlara her türlü kötülüğü yapmayı kendin de hak görmekte.
Gelelim Gülistan Doku meselesine;her ne kadar yazılıp çizilse de bir iki şeyin altının çizilmesi gerekir.Bir:öteden beri Dersim devlet aklınca çıban başı olarak kayıtlara geçen bir bölge olması onun hem Alevi hem de Kürd kenti olması ona karşı her türlü kötülüğün icra edilmesine müsait bir kent olagelmiştir
Çünkü icracının zihninin arka planında kötülük yapılması zaten kodlanmıştır.
Altı yıl sonrası dosyanın yeniden açılması hukuki bir mevzuat gereği olmasının yanısıra siyasi yönünün olması yüksek olasılıktır.Bu cinayetin üstünün aralanmasi devlet içindeki çeşitli kliklerin bir birini zayıflatma ya da tasfiye etme niteliği taşımaktadır.Oysa Dersim güvenlik tedbirleri açısından en donanımlı şehirlerden birisidir,bir kız öğrenci kayboluyor,şehirde herkes de biliyor ki kaybolan kız öğrenci bir cinayete kurban gitti,cinayeti işleyen kamu görevlisinin oğlu,işlenen cinayeti örtbas etmek için tüm kamu gücü kullanılarak deliller yok edilmeye çalışılıyor.Burada ortaya konan iste kollektif bir kötülüktür.Bir kız öğrenci şahsında aslında bir halkın tümüne karşı işlenen bir cinayettir bu.Sonuç olarak bu cinayetin açığa çıkartılmasının zamanlamasına dikkat etmek gerekir.Bu cinayetin şimdi açığa çıkartılması devletin içindeki kimi kliklerin karşılıklı savaşı olarak okumak gerektiği kanısındayım.
Mehmet Güzel/GlobalKalem