Bakırhan: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne giden kolluk, yarın AKP'ye gider

Mahkeme kararı ile eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP Genel Başkanı olarak atanması ve sonrasında polis gücünün CHP Genel Merkezi’ne zorla girmesini değerlendiren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, “Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne giden kolluk, yarın AKP'ye gider. O bir gün MHP'ye, DEVA’ya, Gelecek Partisi’ne, Saadet Partisi’ne gider. Bize zaten hep geldi. Biz o hukuksuzluğu çok iyi tanıyoruz" dedi.

DEM Parti Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin haftalık Meclis grup toplantısında konuştu.  

Bakırhan,  Kobani davası nedeniyle tutuklu bulunan siyasetçilere ilişkin, "10 yıldır içeride bulunan bütün arkadaşlarımız ailelerinden çok değerli aile fertlerini kaybettiler. Bir türlü ailelerinin cenazelerine dahi katılamadılar. Bu utanç artık bitsin" dedi.

“Kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek cambaza bak oyununu oynamasın”

CHP’de yaşanan krizi de değerlendiren Bakırhan özetle şunları söyledi:

“Türkiye tarihinin en uzun ekonomik krizini yaşarken bir yandan da en sert siyasi krizlerinden birini yaşıyor. Ana Muhalefet Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı İstinaf Mahkemesi'nin verdiği ‘mutlak butlan’ kararı ve genel merkezin kolluk şiddetiyle basılması bu krizin en çıplak yüzü oldu. Butlan kararı salt hukuki bir meselenin çok ötesindedir. Bu karar demokratik siyaseti dışarıdan zorla şekillendirme girişimidir. Hiç kimse bize başka ilke anlatmasın. Demokratik siyaset dışarıdan hukuk müdahalesi ile şekillendirmek isteniyor. Siyaseti yargı kararnamesi ile şekillendirmek, demokrasiyi prosedürün arkasına saklayarak etkisizleştirmektir. Öte yandan kimse 'bu bir yargı kararıdır' diyerek 86 milyona cambaza bak oyununu da oynamasın. Türkiye'de bu rejimin en yakın tanığı, sanığı ve şahidi bizleriz. Bu gelenektir ve biz hiçbir zaman biz cambaza bakmadık. Bundan böyle de cambaza bakmayacağımızı bir kez daha belirtmek istiyorum.

“Sandığın iradesinin yargı kararnamesi ile iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz”

İstisnanın kural haline geldiği bir düzende tek pusula demokratik meşruiyettir. Hiçbir zaman sandığın iradesinin yargı kararnamesi ile iptal edilmesini kabul etmeyeceğiz. Kimse de bize kabul ettirmeyecek. Çok net söylüyoruz; bizler açısından Türkiye siyasetinin anahtar kavramı demokratik meşruiyettir. Bu sebeple şunu açıkça ilan ediyoruz; İstinaf Mahkemesi’nin verdiği karar; yalnızca bir siyasi partiyi değil tüm siyaset ve sivil toplum alanını, örgütleme hakkını, demokratik yaşamı derinden tehdit etmektedir. Bu kararla siyasi partilerin ve sivil toplumun tek bir güvencesi kalmamıştır. Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de demokratik ve sivil yaşamın önü açılmalıdır. Hukuksuzluk adrese teslim ile başlar ama hiçbir zaman yerinde kalmaz. Bugün bir partinin kapısını kıran anlayış yarın bütün siyasetin kapısına dayanır.

Biz bunu geçmişte çok gördük ve deneyimledik. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’ne giden kolluk, yarın AKP'ye gider. O bir gün MHP'ye, DEVA’ya, Gelecek Partisi’ne, Saadet Partisi’ne gider. Bize zaten hep geldi. Biz o hukuksuzluğu çok iyi tanıyoruz. O da bizi çok iyi tanıyor. Bizim kapımızın önüne gelse de çok bir şey alamayacağını zaten sistemin kendisi de biliyor.”